Lokasyonlar

Çolaklı’da fotoğrafçı, Antalya

Çolaklı, Side’nin batısındaki otel sahili: anıt yok, kapı yok, açılış saati yok — günün iki ucunda gökyüzünü aynalayan ıslak kum var.

  • Aileler
  • Otelinizde
  • Gün doğumu ve gün batımı
Çolaklı sahilinde gün batımında su kenarında yürüyen iki kişi, Manavgat

Fotoğraf: Christian Reimer · CC BY-SA 2.0

Çolaklı’da fotoğrafçı, Antalya

Çolaklı, oteller için icat edilmiş bir tatil beldesi değil; Manavgat’a bağlı bir mahalle. Denizden içeride kendi camisi, pazarı ve yıl boyu yaşanan sokaklarıyla bir köy çekirdeği var; sahil tarafında ise her şey dahil tesisler tek bir uzun plajın arkasında yan yana sıralanıyor. Burası Side’nin batısındaki bir sonraki kıyı şeridi; Antalya merkeze yaklaşık bir saat, yani Side’den birazcık daha yakın. Misafirler genelde tek bir tesise yerleşip bir hafta boyunca banttan çıkmıyor. Çekimi de aynı mantıkla kuruyoruz: hiçbir aşaması için bu şeritten ayrılmanız gerekmiyor.

Buradaki fotoğrafın belkemiği bir yapı değil, kumun kendisi. Zemin düz ve sıkı, ayak batmıyor; dalga çoğu akşam alçak kalıyor ve su her çekildiğinde kıyı boyunca geniş, cilalanmış bir ıslak kum şeridi bırakıyor. Bu şerit ayna gibi çalışıyor: gökyüzü hangi rengi alıyorsa ayağınızın altındaki zemin onu tekrarlıyor. Ne tapınak var, ne kaya, ne şelale; dolayısıyla kompozisyon tamamen ışığın üzerine kuruluyor. O şeridin yandığını bir gördünüz mü, kadrajda anıt aramayı bırakıyorsunuz.

Kıyı, güney-güneydoğuya, Antalya Körfezi’ne bakıyor ve çekimin saat planını asıl bu belirliyor. Güneş tam karşınıza değil, plajın hizası boyunca batıyor; denize dönük durduğunuzda sağ tarafınıza doğru iniyor. Alçalan ışık ıslak kuma dik değil teğet vuruyor ve ayna etkisini yaratan da bu açı. Işığı erken kesen bir engel de yok: Toroslar burada iç kesime çekilmiş durumda. Kemer’de dağlar güneşi yarım saat kadar erken arkasına aldığı için akşam çabuk kapanıyor; oysa Çolaklı’da ışık ufka kadar sürüyor.

Dolayısıyla mekândan çok saat belirleyici. Gün ortasında plaj şezlong, şemsiye ve tepeden gelen sert ışıktan ibaret; bu haliyle Akdeniz’in herhangi bir resort plajından farkı yok. Gün batımından önceki bir saatte tablo tümüyle değişiyor: misafirler akşam yemeği için içeri çekiliyor, şezlong sıraları boşalıyor ve kadrajda neredeyse kimsenin olmadığı uzun, temiz kum şeritleri kalıyor. Güneş indikten sonraki on beş-yirmi dakika boyunca gökyüzü lavanta ve şeftali tonlarına geçiyor, su da aynı tonları tekrarlıyor, alçak dalga ise parlama yapmadan biçimini koruyor.

Sabah burada ayrı bir avantaj ve bunu açıkça yazmakta fayda var, çünkü çevredeki her mekân için geçerli değil. Bu plajda kapı, gişe ve açılış saati yok; kıyı kamuya ait olduğu için seans güneş doğmadan başlayıp kahvaltı açılmadan bitebiliyor. Kıyı güney-güneydoğuya baktığından güneş açık denizin üzerinden, solunuzdan doğuyor; ışık altın değil soluk ve serin oluyor ve kumda henüz tek bir havlu bile bulunmuyor. Yaz ortasında bu, sabah beş buçuk civarında buluşmak demek. Lara ve kendi otelinizin plajı da aynı şekilde çalışıyor; buna karşılık iç kesimdeki biletli alanlar sabah sekizden önce açılmadığı için gün doğumuna hiç uygun değil.

Plajda çekim yapmanın kendisi hiçbir ücret gerektirmiyor ve bunu net yazıyoruz, çünkü çevredeki bazı mekânlar için aynı şey geçerli değil. Çolaklı’daki halk plajına giriş ücretsiz; ücretli olan yalnızca şezlong — ziyaretçilerin aktardığına göre günlüğü 70 lira civarında, akşam geç saatlerde ise bedava — ve çekim için şezlong gerekmiyor. Kamuya açık kıyıda elde yapılan küçük bir çekim için belediye izni ya da harç bulamadık. Buradaki asıl sürtüşme resmî değil ticari: sahil şeridinin büyük bölümü otellerin plaj kulüplerine ait ve başka bir tesisin şezlong sıralarına fotoğrafçıyla giren bir çift kibarca uyarılıyor. Bu yüzden ya kendi otelinizin plajında ya da halk plajında çalışıyoruz; sorun daha çıkmadan ortadan kalkıyor. Yine de resepsiyona kısa bir bilgi vermekte fayda var: o saatte plajda bir fotoğrafçı olacağını söylerseniz konu altın saatin ortasında açılmıyor.

Otelinizin önündeki sahil yerine bir gezi düşünüyorsanız, rakamları kapıda değil önceden bilmek daha iyi. Serik’in iç tarafındaki Aspendos antik tiyatrosunda giriş yabancı ziyaretçi için 15 euro; Müzekart sahibi T.C. vatandaşları ücretsiz giriyor. Kapılar 08:00-18:45 arasında açık, sezonda geç akşam penceresi de var; profesyonel çekim içinse İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden izin yazısı gerekiyor ve bu iznin bedeli hiçbir yerde yayımlanmış değil. Elbiseyle ve tripodla izinsiz gitmek, çekimin baştan durdurulması riskini taşıyor. Havalimanı yönündeki Kurşunlu Şelalesi ise korunan alan tarifesine tabi: 2026 tarifesine göre kişi başı giriş 95 lira civarında, açık havada ücretli düğün veya nişan çekimi ise günlük 1.860 lira; yabancı uyruklular için tutar iki katına, 3.720 liraya çıkıyor ve izinsiz çekim tespit edilirse tarife bir kez daha ikiye katlanarak cezalı tahsil ediliyor. İkisinde de gün doğumu mümkün değil. Çolaklı kumunda bunların hiçbiri yok.

Önceden konuştuğumuz tek konu, kadraja giren diğer insanlar. Ağustosta bu plaj boş olmuyor ve KVKK, tanınabilir kişilerin yer aldığı görsellerin ticari ya da tanıtım amacıyla kullanılabilmesi için açık rızalarını şart koşuyor. Bu, çekip çekmediğimizi değil nasıl çektiğimizi belirliyor: boş saatte çalışıyor, kadrajı şezlong sıralarından çevirip sahilin kimsenin oturmadığı açık bölümlerini kullanıyoruz. Galeri her hâlükârda size ait; ancak tanınabilir bir yabancının göründüğü hiçbir kare hiçbir yerde yayımlanmıyor ve fotoğraflarınızı herhangi bir yerde kullanmadan önce size soruyoruz.

Seans genelde ışık hâlâ yüksekken tesis içinde başlıyor: bahçe, palmiyeler, havuz çevresi. Ardından şezlong sıralarından uzakta açık kuma çıkıyoruz ve kareleri su kenarında, siluet ve mavi saat bloğuyla kapatıyoruz. Tesisinizin denize uzanan ahşap bir iskelesi varsa doğal üçüncü durak orası oluyor: suyun üzerinde duruyorsunuz, gökyüzünün rengini arkanıza alıyorsunuz. Mini (39$, yarım saat, tek mekân, 25 düzenlenmiş kare, seçtiğiniz 5’i rötuşlu) yalnızca gün batımı bloğunu kapsıyor. Classic (79$, bir saat, iki mekân, 50 kare, 10’u rötuşlu) hem tesis içini hem su kenarını veriyor. Premium (109$, iki saat, üç mekân, 70 kare, 10’u rötuşlu) çekimi gün batımından mavi saate kadar saate bakmadan sürdürüyor.

Ayakkabı burada gerçekten mesele değil ve bu kıyı için gerçekten bir ayrıcalık: Çolaklı’da yalın ayak çekim yapılıyor, oysa Kemer’de çakıl, Side’de aşınmış antik taş sağlam bir taban gerektiriyor. Plaja inerken bir parmak arası terlik yeterli; hazırlık listesi bu kadar. Düz ve sıkı zemin, aile, bebek ve hamile çekimleri için de pratik bir gerekçe sunuyor: tırmanılacak bir yer yok, üzerinde denge kurulacak taş yok, çocuk düşmeden koşuyor ve sahil boyunca yer değiştirmek kimseyi yormuyor. Çift çekimi, balayı ve uçan elbise seansları ise buraya bambaşka bir şey için geliyor: renkli gökyüzünün önünde iki siluet ve hemen altlarında ıslak kumdaki yansımaları.

Düğün, nişan ve kına gibi etkinlikler bu sahilde pakete değil saate göre ilerliyor: ilk dört saat 100$, sonrasında her ek saat 20$. Uçan elbise kiralaması her pakete 20$, ek mekân 12$, dört günde öncelikli teslim Mini ve Classic’e 15$ olarak ekleniyor ve Premium’a zaten dahil; onun dışında düzenlenmiş galeri bir hafta içinde geliyor. Jane İngilizce, Rusça ve Türkçe yönlendiriyor. Gidilecek bir stüdyo ya da bulunacak bir buluşma noktası yok: Jane otele geliyor, rota tesisin plaj çıkışından başlıyor. Tarihler konuşulurken hiçbir ödeme alınmıyor; slot kesinleştiğinde küçük bir kapora saatinizi ayırtıyor, kalanı çekim günü ödeniyor — dolar, euro ya da TL, nakit veya kart. WhatsApp’tan +90 551 086 83 68 numarasına Çolaklı’daki otelinizi ve tarihlerinizi yazın; rotayı o akşamın gün batımına ya da ertesi sabahın gün doğumuna göre kuralım.

Antalya’da çekim yaptığımız diğer lokasyonlar

Güzel sorular, dürüst cevaplar

Çolaklı’da plajda çekim yapmak ücretli mi?

Hayır. Kıyı kamuya açık ve girişi ücretsiz; elde yapılan küçük bir çekim için izin ya da harç bulamadık. Halk plajında ücretli olan tek şey şezlong: günlüğü 70 lira civarında, akşam geç saatlerde bedava. Çekim için şezlong gerekmediğinden el değiştiren tek tutar paket ücreti oluyor.

Bandın her yerinde çekim yapabilir miyiz, yoksa sadece kendi otelimizin plajında mı?

Kendi otelinizin plajı ve halk plajı sorun değil; komşu tesisin plaj kulübü ise sorun, orada kibarca uyarılırsınız. Otel adını yazın, rotayı o tesisin plaj çıkışından başlatalım — altın saat başkasının cankurtaranıyla konuşarak geçmesin.

Gün doğumu çekimi burada gerçekten mümkün mü?

Evet, sabah slotunu düşünmenizin asıl sebebi de bu. Plajın kapısı ve açılış saati yok, deniz şafakta genelde en durgun halinde oluyor ve kum henüz hiç kullanılmamış oluyor. Yaz ortasında buluşma saati 05.30 civarı; ışık soluk ve serin geldiği için galeri gün batımı çekiminden bambaşka çıkıyor.

Ağustosta kadraja yabancılar girerse ne oluyor?

Tam da bu yüzden boş saatte çalışıyor ve kadrajı şezlong sıralarından çeviriyoruz. Yine de tanınabilir biri kaldıysa, KVKK ticari kullanım için o kişinin açık rızasını gerektirdiğinden o kareler özel kalıyor. Fotoğraflar yine sizin oluyor; biz sadece yayımlamıyoruz ve fotoğraflarınızı bir yerde kullanmadan önce size soruyoruz.

Bir akşam için Aspendos ya da Kurşunlu daha mı iyi olur?

Özellikle taş ya da akan su istiyorsanız güçlü bir fon, ama bütçeyi önceden kurun: Aspendos yabancı ziyaretçi için 15 euro ve bedeli yayımlanmamış bir izin yazısı, Kurşunlu ise 95 lira civarı giriş ve yabancı uyruklularda iki katına çıkan günlük çekim ücreti demek. İkisinde de gün doğumu mümkün değil. Jane iki alanda da çekim yapıyor; akşamı planlamadan önce söylemeniz yeterli.

Bu tatilin fotoğrafları bir mesaj uzağınızda

Tarihlerinizi yazın — ışığı, mekânı ve pozları biz hallederiz, siz sadece gülümseyin.